'Türkiye’nin orada bulunmasında bence bir sakınca yok'

Türkiye Terör Örgütü ile mücadele kapsamında ciddi operasyonlar gerçekleştiriyor. Fırat Kalkanı Operasyonu ile terörle mücadelede ciddi mesafe katedilirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Rakka ve Musul ile ilgili ciddi sinyaller verdi. Tanış TV’ye konuk olan Irak Türkmenlerinin lideri Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşad Salihi Türkiye’nin terör operasyonlarını, bölgedeki Irak Türkmenlerinin durumunu ve Musul’u anlattı.

Video için play'e tıklayın

“15 TEMMUZ OLAYLARI DA BENCE BUNUN BİR PARÇASIDIR”

Türkiye, sınırlarının güvenliği için terör örgütlerine karşı ciddi mücadeleler veriyor. Türkiye’nin Suriye’ye düzenlediği Fırat Kalkanı Operasyonu ile bunu net gösterdi ve Cerablus’u da temizledi, operasyonları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Malumdur ki bugün bölgede yaşanan gerginlik, özellikle Ortadoğu’da yaşanan gerginlik yeni bir gerginlik değil. Herkesten önce bu durumu tespit eden, Irak Türkmenleri ve en başta da Irak Türkmen Cephesi oldu. Demiştik ki IŞİD bir projedir. Bu bölgeye getirildi. Bölgede etnik temizleme coğrafya değiştirme, insanları sindirme, bu projenin bölgeleri Irak’ın komşu ülkelerini hedef alan bir projedir. Özellikle de Suriye ve Irak’ın içinde cereyan eden hadiseler ve toprak bütünlüğünü de tehlikeye saran bir proje olduğunu herkesten önce resmi bir şekilde söyledik biz. Maalesef buna kulak verilmedi. Zaman geçti üstünden ama yine de zaman ne kadar geçmişse de belli oluyor ki bu projenin ne kadar tehlikeli olduğunu bize göre bu son 15 Temmuz olayları da bence bunun bir parçasıdır. Özellikle Türkiye’de yaşanan darbe olaylarının bu olaylardan hiçbir farkı yoktur; çünkü yine de bir hukuk devleti olan Türkiye’nin içinde hukuka aykırı olan bir darbe ve bir de istikrarını bozacak. Bunun yanında Türkiye terör örgütü PKK ile savaşırken ama içten bir FETÖ ’cuların bir darbesi geldi. Yani YPG ’nin PYD ’nin bir olayları olsun bunların hepsi bizce aynı yerden kaynaklanıyor ve aynı hedefi belirliyor. Biz bu husustan Türkiye’nin de Irak’ın toprak bütünlüğünü sağlamakta çok büyük rolleri olmuştur, biz bir milletvekili olarak sürekli bunu Irak yönetimine söyledik. Türkiye’nin hiç kimsenin coğrafyasında gözü yoktur. Yeter ki kendi sınırında olan milli güvenliğini korumak ama aynı zamanda da Türkiye’nin bir Türk varlığı olan Irak Türkmenleri vardır. Bir de Suriye Türkmenleri vardır, belki de diğer Orta Asya’da Türkler vardır onları korumak Türkiye’nin boynunun borcudur. O yüzden Türkiye’nin son Cerablus olayları bize göre daha önce olması lazımdı; ama şartlara bakan Türkiye kamuoyunu ikna ederek orada, IŞİD terör örgütü, PYD, YPG’nin yaptıkları dünyaya beli oldu ki yapılan adım iyi bir adımdı. En az orada terörü daha çok barındırmamak ama bunu da maalesef Arap basını şuan Türkiye’nin yaptığı bu adımı iyi değerlendirmiyorlar hala da Türkiye’nin üzerine bazı suçlamalar var. Bu suçlamaları gidermek için Türkiye’de olan yetkililer Arap basınına, Arap halkına söylemeleri lazım. “Biz bugün IŞİD’le mücadele ediyoruz.” Niye vatansızlar yani vekâleten Arap ülkelerinde bugün Türkiye mücadele ediyor ama bunu Araplar hala bilmiyorlar. Özellikle Irak’ın içinde olan makamlar bunu bilmiyorlar bunu daha ciddi bir şekilde anlatmaları lazım.

“TÜRK YETKİLİLERİN ARAPLARA ANLATMALARI LAZIM”

Arap basınından dolayı oluşan bu bilgi eksikliği oradaki vatandaşların Türkiye Cumhuriyeti’nin onlara yaklaşımını farklı değerlendirmelerine mi neden oluyor?

Malumdur ki bugün IŞİD terör örgütü meydana geldikten sonra, Türkiye’nin de attığı adımlar belliydi. Bunun yanında Türkiye’ye bazı suçlamalar oldu sanki IŞİD Avrupa’dan gelip Türkiye’ye Türkiye’den Irak’a sızıyor, sanki onları destekliyor bunun doğrultusunu söylemek lazım. Biz de onu soruyoruz, Avrupa ülkeleri vatandaşları Avrupa’dan çıktıkları zaman bilmiyorlar nereye gidiyorlar, peki Avrupa ülkeleri neden adamlarını tutmadı ki, gelip Türkiye Devletine geldikten sonra, Türkiye her kişinin başına gözlemci mi koyacaktır. Bunlar eğer Avrupa ülkelerinden gelmişseler, Avrupa’da onu bilmesi lazım. Kendi başına bela olacak olan IŞİD. Önceden bırakmaması lazımdı Türkiye’ye gelsinler Türkiye’den de Irak’a ve Suriye’ye giriş yapsınlar, bu suçlama Türkiye üzerine bence yanlış bir bilgidir bunu Türk basını, Türk yetkililerinin Araplara anlatmaları lazım.

“TÜRKİYE İLE IRAK’IN İLİŞKİLERİNİ DÜZELTMEK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün, Rakka ve Musul içinde bir sinyal verdi. Irak yönetimiyle bir gerginlik yaşanmıştı. Türkiye’nin Rakka ve Musul’a terörle mücadele ve sınır güvenliği kapsamında müdahalesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şimdi Türkiye’nin tutumu bir Suriye Rejimi var bir Irak Hükümeti vardır, Suriye rejimi ile tutumu çok belli, orada bir katliamlar yaşattıran Suriye tarafından kesinlikle sınırını ve içerisinde olan Rakka’yı teslim etti IŞİD’e ve IŞİD öyle bir hale geldi ki, artık orada Rakka bir merkez haline geldi. Bir gün Rakka bu merkez haline geldikten sonra, tek Rakka’da da kalmıyor bu iş Rakka’dan çıkıp Türkiye’ye de geliyor, Rakka’dan çıkıp Irak’a da geliyor, Rakka’dan çıkıp başka bir ülkeye de gelebilir. O zaman Türkiye’nin görevi olur ki Rakka’daki olayları bitirmek. Burada Esad yapamazsa ve onlara kendi fırsat vermişse, orada bunlar ayarlandı ama Irak içindeki yönetimle arası iyi olması lazım. Burada bizim isteğimiz her zaman Irak Türkmenleri Türkiye ile Irak’ın ortasında güçlü bir köprü oluşturup o zedelenen ilişkileri daha iyiye getirmektir. Biz bunu Şiilere de söyledik Şiiler sizde İran’la Irak’ın arasında iyi bir köprü oluşturun, sunilerde ırakla körfez ülkeleriyle iyi bir köprü oluşturun ve ilişkilerimizi düzeltin, Irak Türkmenleri olarak Irak Türkmen Cephesi olarak Türkiye ile Irak’ın ilişkilerini düzeltmek için çalışacağız buna devam edeceğiz. O yüzden bugün Türkiye Rakka’yı dikkate almışsa Musul’da daha çok dikkate alınmalıdır. Musul’un içinde 2 milyona yakın nüfus vardır. Halep’te olan olaylar nasıl Türkiye’yi etkiledi. Göçmenler nereye geldiler? Türkiye’ye geldiler bir de orada bir gerginlik olursa kesinlikle Türkiye’yi etkileyecektir ama Musul’da aynısı olursa. Bir gün PKK terör örgütü Sinjar bölgesinde bir merkez kurarsa bir de gelecekte Musul Operasyonları gerçekleşirse ve Musul’dan oradan PKK Telafer’e gelirse PKK bugün Türkiye’nin milli güvenliğini tehdit etmiş olur kesinlikle Türkiye’nin de rolüdür orada, görevidir kendi güvenliğini korusun. Irak hükümetine söylemeleri lazım. Irak Hükümeti makamlarıyla “Biz orada Türk ordusu tehdit değiliz sizin için biz orada PKK’nın PYD’nin IŞİD’in sınırlarını büyük etmemek için oradayız. Bizim Irak’ın toprak bütünlüğünde gözümüz yoktur. Irak’ın toprak bütünlüğünü her zaman savunduk” zaten Türkiye herkesten fazla Irak’ın toprak bütünlüğünü savundu. Biz de Irak Türkmen Cephesi olarak Irak’ın toprak bütünlüğünü savunduk. Bize kraldan çok kralcılık ediyorsunuz. Siz neden Irak’ın toprak bütünlüğünü savunuyorsunuz dediler. Bizim Ulusalcılığımızı gösteriyor eğer Irak bölünürse biz zarar çekeriz. Irak bölünürse bir Şii bölgesine, bir Sünni, bir Kürt bölgesine kesinlikle orada terör örgütleri de olur, PKK’da olur hepsi olur. Ondan sonra o bölge de şey olmaz. Artık o bölgede istikrar olması lazım.

“TÜRKİYE’NİN ORADA BULUNMASINDA BENCE BİR SAKINCA YOK”

Musul kurtarılma operasyonuyla bölgede yeni bir göç dalgası olur mu?

Bundan iki ay önce o bölgeyi ziyaret ettim. Musul operasyonu bölgesini ziyaret ettim. Oradaki Peşmerge komutanlarıyla, Irak ordusu komutanlarıyla, Amerikanlarla görüştüm ve orada doğru dürüst bir hazırlık yok. Musul’a saldırı olursa 1 buçuk milyon civarında orada insan var. Peki onlar nereye gidecekler? Ya Erbil’e gidecekler ya doğuya gidecekler. Bunlarda hep sınır bir de üçgen bölgesidir. O da Türkiye’yi etkileyecek. O yüzden burada Türkiye’nin ciddi bir rolü olması lazım. Bence Türkiye insani boyutta da çok yardımı oldu. O yüzden kimse şüphelenmesin Iraklı makamların da şüphelenmemesi lazım. En az o bölgede göç bir de tehdit oluşturan konular Türkiye’yi de hedef haline getirmiştir. Türkiye’nin de bu yüzden orada bulunmasında bence bir sakınca yok.

“100 YILLIK ARAPÇILIK POLİTİKASI NETİCESİNDE…”

Türkiye’nin Irak Türkmenleri için bölgedeki stratejik önemi hakkında neler söylemek istersiniz?

Malum olan Ortadoğu’da tek Irak değil; Suriye’deki olan Türkmenler olsun büyük bir coğrafyaya sahipler ama maalesef 100 yıllık Arapçılık politikası neticesinde Türkmenleri kültürlerinden, dillerinden, coğrafyalarından büyük bir etnik temizliğe maruz kalmışlardır. Irak Türkmenleri biraz onlardan farklıdır. Irak Türkmenleri ne olursa olsun yine de ayakları üzerinde durmayı başarabilirler. 1920’lerden beri zamandan şimdiye kadar. Örfümüzden, adetlerimizden, edebiyatımızdan yeri geldiği zaman gücümüzden bunlardan biraz kendimizi baskı ve katliamlara maruz kaldık ama yine de ayakta kalmayı başardık. Burada tek burada değil Suriye Türkmenleri olsun ırak Türkmenleri olsun bu coğrafyanın insanı bence önemli bir stratejik önem taşımaktadır Türkiye için. Biz stratejik önem olduğumuzu biz söylemiyoruz. Bunu kamuoyu da biliyor ve herkeste söylüyor ama hiçbir zaman Türkiye, Irak içindeki Türkmenleri Suriye’nin içindeki Türkmenleri hiçbir zaman kötü niyetle kullanmalarını istemedi. Ama mevcut olan yönetimler her zaman Irak Türkmenlerini ve Suriye içindeki Türkmenleri iç bir meselemiz olduğu için Türkiye giriş yapıyor. Artık bu mesele iç meselesi değil. Biz eğer bir gün Gazze’de, Filistin’de olan bir Arap’a Türkiye sahip çıkıyor. Neden Suriye’deki veya Irak’taki Türkmenlere sahip çıktığında Iraklıların hoşuna gitmesin. Bugün Filistin’deki Arap’a Iraklı makamlar, Irak Hükümeti, Suudi Arabistan Arap Ülkeleri sahip çıkmıyorlar, Filistin’deki adamda Arap yardım etmeyenler de Arap. Bizim de bu bölgenin içinde olmamızdan Türkiye ve Irak Türkmenlerinin geleceğinin hangi şekilde olacağının bence bunun Iraklılar ve Suriyeliler hassasiyetinde olması lazım.

“TÜRK OLMAK BİZİM İÇİN DAHA BÜYÜK BİR AVANTAJDIR”

Türkiye’nin ve dünyanın üzerinde olan Türk varlığı nerede olursa olsun eğer Çin’de Uygurlar olsun, eğer Kırım’da olsun, eğer Trakya’da olsun dünyada nerede olursa olsun, Azerbaycan’da olsun, Irak’ta olsun. Kerkük olur, Erbil olur, Telafer olur, Türkiye için aynı önemi taşımaktadır. Medeniyetler çatışması birbiriyle çatıştığı zaman belki Türk unsurunun hem de Müslüman bir taşıyan bir kimlik bence bu medeniyet çatışmasının önüne durabilir. Biz Müslüman olarak birde Türk olmak bizim için daha büyük bir avantajdır; ama karşı tarafın buna hassasiyetle bakmaması gerekmektedir.

“YENİ BİR HARİTA ÇİZİLECEK VE YENİ OLUŞUMLAR...”

Barzani geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleşmişti ve ziyaretinde 6 ay içerisinde büyük değişimler olacağını ifade etti, bu değişimlerde siz neleri öngörüyorsunuz. Sizce nasıl değişimler olabilir?

Konuşmanın öncesinde de söyledik. IŞİD’in bir proje olduğunu sınırları belirlenen bir proje olduğunu bunun mahiyetinde geliyor ve geç kalınmış, biz daha önce de söyledik. Ama kimse kulak vermedi iki yıl önce de söyledik, 2014 Ağustos’ta biz bunu söyledik, yeni bir harita çizilecek ve yeni oluşumlar olacak bu oluşumların içinde neler olacak, bunun yüzde ellisi belli olmuştur. Yüzde ellisi kalmıştır. Oralarda maalesef IŞİD sonrası çatışmalar olacaktır oralarda yeni oluşumlar ve yeni çatışmalar olacaktır.

“TÜRKİYE’NİN ORADA OLMASINA NEDEN HASSASİYET GÖSTERİLİYOR”

Irak Türkmenlerini Türk ordusu nasıl karşılıyor orada, nasıl yaklaşılıyor?

Biz bir Iraklı vatandaş olarak Iraklılar kesinlikle Türkiye’ye bir komşu ülke olarak bakmadı hiçbir zaman Türkiye’nin Irak’ın istikrarında ne kadar yararlı olduğunu gördük özellikle bu hususta çok tartışıldı bu konu ve Iraklı makamlar Türkiye Ordusunun Başika kampına gelmesine çok tepki gösterdiler. Eninde sonunda Irak’ın istikrarı için İranlılar ordalar Amerikalılar oradalar peki Türkiye’nin orada olmasına neden hassasiyet gösteriliyor? Hassasiyet gösterilmemesi lazımdı. Birde Türkiye’nin başka bir amacı yoktur orada. Yeter ki milli güvenliğini korumak oradaki terör örgütlerinin barındırılmaması çünkü etkileyecektir. Ben sınırımı korumuş olsam Türkiye’nin oraya gelişini kabul etmem ama benim sınırım artık açık Herkesin Meydanı olmuş o yüzden Irak’ın bu kadar hassasiyet göstermemesi lazım. Bana göre daha iyi bir ilişki kurulmalı.

“CUMHURBAŞKANIMIZLA GÖRÜŞME TALEBİNDE BULUNDUK”

Türkiye’de ne gibi temaslarda bulundunuz?

Bizim ziyaretimiz ansızın oldu. Çok resmi değildi çok resmi olsaydı daha farklı taraflarla görüşülürdük.

İstanbul’da istihare toplantımız vardı, Orada olan Türkmenlerle görüştük, eski Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’ü ziyaret ettik. Ankara’da da temaslarımız sırasında yeni Dış ilişkiler bakan yardımcısı Sayın Ahmet Yıldız’ı ziyaret ettik, onunda eskiden Musul’da başkonsolosluk yapmış bölgeyi iyi tanıyan biridir. Özelliklede Suriye’de beraber kalmıştık temsilci olduğumuz zamanlarda. Genellikle bunlar tartışıldı, Suriye ve Cerablus’ta olan olaylar Türk ordusu, Irak’ta olan yenilikler, Telafer, Tuzhurmatu, Kerkük gelecekleri. Ama resmi olarak Cumhurbaşkanımızla görüşme talebinde bulunduk belki de bayramdan sonra gerçekleşecek.

“TÜRKİYE’NİN DİMDİK KALMASI TÜRK DÜNYASININ DİMDİK KALMASIDIR”

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Türk dünyası zor bir süreçten geçmektedir, Bütün ihtilaflı görüşlerimizi bir tarafa bırakmalıyız Kerkük’teki bir Türkmen, Bakü’deki ile Ankara’da ki ile İran’daki ile Çin’deki ile Kırım’daki ile aynı konuşmalıdır. Türkiye’nin dimdik kalması Türk dünyasının dimdik kalmasıdır. Terör örgütleri, IŞID olsun, FETO’cüler, YPG, PKK, PYD olsun bunlar hep coğrafyamızı hedef almıştır. Demek ki bizim coğrafyamız hep hedef alınmıştır. Mademki bugün bizim coğrafyamız üzerinde göz vardır, o zaman Türk dünyası bunu bilsin ki, bizde bir araya gelip anacak kendimizi koruyabiliriz. Aksi takdirde çok çalışılır Osmanlı İmparatorluğunu nasıl zayıflatıp içten vurdular onları bizimde coğrafyamızı, Türkiye’mize, insanımızı işten vurulan darbeler neticesinde hepimizin geleceği kötü olur. Benim tavsiyem Türkiye’nin ve Türk Dünyasının güçlü olması mahiyetinde gelir.

“15 TEMMUZ OLAYLARI DA BENCE BUNUN BİR PARÇASIDIR”

Türkiye, sınırlarının güvenliği için terör örgütlerine karşı ciddi mücadeleler veriyor. Türkiye’nin Suriye’ye düzenlediği Fırat Kalkanı Operasyonu ile bunu net gösterdi ve Cerablus’u da temizledi, operasyonları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Malumdur ki bugün bölgede yaşanan gerginlik, özellikle Ortadoğu’da yaşanan gerginlik yeni bir gerginlik değil. Herkesten önce bu durumu tespit eden, Irak Türkmenleri ve en başta da Irak Türkmen Cephesi oldu. Demiştik ki IŞİD bir projedir. Bu bölgeye getirildi. Bölgede etnik temizleme coğrafya değiştirme, insanları sindirme, bu projenin bölgeleri Irak’ın komşu ülkelerini hedef alan bir projedir. Özellikle de Suriye ve Irak’ın içinde cereyan eden hadiseler ve toprak bütünlüğünü de tehlikeye saran bir proje olduğunu herkesten önce resmi bir şekilde söyledik biz. Maalesef buna kulak verilmedi. Zaman geçti üstünden ama yine de zaman ne kadar geçmişse de belli oluyor ki bu projenin ne kadar tehlikeli olduğunu bize göre bu son 15 Temmuz olayları da bence bunun bir parçasıdır. Özellikle Türkiye’de yaşanan darbe olaylarının bu olaylardan hiçbir farkı yoktur; çünkü yine de bir hukuk devleti olan Türkiye’nin içinde hukuka aykırı olan bir darbe ve bir de istikrarını bozacak. Bunun yanında Türkiye terör örgütü PKK ile savaşırken ama içten bir FETÖ’cuların bir darbesi geldi. Yani YPG’nin PYD’nin bir olayları olsun bunların hepsi bizce aynı yerden kaynaklanıyor ve aynı hedefi belirliyor. Biz bu husustan Türkiye’nin de Irak’ın toprak bütünlüğünü sağlamakta çok büyük rolleri olmuştur, biz bir milletvekili olarak sürekli bunu Irak yönetimine söyledik. Türkiye’nin hiç kimsenin coğrafyasında gözü yoktur. Yeter ki kendi sınırında olan milli güvenliğini korumak ama aynı zamanda da Türkiye’nin bir Türk varlığı olan Irak Türkmenleri vardır. Bir de Suriye Türkmenleri vardır, belki de diğer Orta Asya’da Türkler vardır onları korumak Türkiye’nin boynunun borcudur. O yüzden Türkiye’nin son Cerablus olayları bize göre daha önce olması lazımdı; ama şartlara bakan Türkiye kamuoyunu ikna ederek orada, IŞİD terör örgütü, PYD, YPG’nin yaptıkları dünyaya beli oldu ki yapılan adım iyi bir adımdı. En az orada terörü daha çok barındırmamak ama bunu da maalesef Arap basını şuan Türkiye’nin yaptığı bu adımı iyi değerlendirmiyorlar hala da Türkiye’nin üzerine bazı suçlamalar var. Bu suçlamaları gidermek için Türkiye’de olan yetkililer Arap basınına, Arap halkına söylemeleri lazım. “Biz bugün IŞİD’le mücadele ediyoruz.” Niye vatansızlar yani vekâleten Arap ülkelerinde bugün Türkiye mücadele ediyor ama bunu Araplar hala bilmiyorlar. Özellikle Irak’ın içinde olan makamlar bunu bilmiyorlar bunu daha ciddi bir şekilde anlatmaları lazım.

“TÜRK YETKİLİLERİN ARAPLARA ANLATMALARI LAZIM”

Arap basınından dolayı oluşan bu bilgi eksikliği oradaki vatandaşların Türkiye Cumhuriyeti’nin onlara yaklaşımını farklı değerlendirmelerine mi neden oluyor?

Malumdur ki bugün IŞİD terör örgütü meydana geldikten sonra, Türkiye’nin de attığı adımlar belliydi. Bunun yanında Türkiye’ye bazı suçlamalar oldu sanki IŞİD Avrupa’dan gelip Türkiye’ye Türkiye’den Irak’a sızıyor, sanki onları destekliyor bunun doğrultusunu söylemek lazım. Biz de onu soruyoruz, Avrupa ülkeleri vatandaşları Avrupa’dan çıktıkları zaman bilmiyorlar nereye gidiyorlar, peki Avrupa ülkeleri neden adamlarını tutmadı ki, gelip Türkiye Devletine geldikten sonra, Türkiye her kişinin başına gözlemci mi koyacaktır. Bunlar eğer Avrupa ülkelerinden gelmişseler, Avrupa’da onu bilmesi lazım. Kendi başına bela olacak olan IŞİD. Önceden bırakmaması lazımdı Türkiye’ye gelsinler Türkiye’den de Irak’a ve Suriye’ye giriş yapsınlar, bu suçlama Türkiye üzerine bence yanlış bir bilgidir bunu Türk basını, Türk yetkililerinin Araplara anlatmaları lazım.

“TÜRKİYE İLE IRAK’IN İLİŞKİLERİNİ DÜZELTMEK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün, Rakka ve Musul içinde bir sinyal verdi. Irak yönetimiyle bir gerginlik yaşanmıştı. Türkiye’nin Rakka ve Musul’a terörle mücadele ve sınır güvenliği kapsamında müdahalesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şimdi Türkiye’nin tutumu bir Suriye Rejimi var bir Irak Hükümeti vardır, Suriye rejimi ile tutumu çok belli, orada bir katliamlar yaşattıran Suriye tarafından kesinlikle sınırını ve içerisinde olan Rakka’yı teslim etti IŞİD’e ve IŞİD öyle bir hale geldi ki, artık orada Rakka bir merkez haline geldi. Bir gün Rakka bu merkez haline geldikten sonra, tek Rakka’da da kalmıyor bu iş Rakka’dan çıkıp Türkiye’ye de geliyor, Rakka’dan çıkıp Irak’a da geliyor, Rakka’dan çıkıp başka bir ülkeye de gelebilir. O zaman Türkiye’nin görevi olur ki Rakka’daki olayları bitirmek. Burada Esad yapamazsa ve onlara kendi fırsat vermişse, orada bunlar ayarlandı ama Irak içindeki yönetimle arası iyi olması lazım. Burada bizim isteğimiz her zaman Irak Türkmenleri Türkiye ile Irak’ın ortasında güçlü bir köprü oluşturup o zedelenen ilişkileri daha iyiye getirmektir. Biz bunu Şiilere de söyledik Şiiler sizde İran’la Irak’ın arasında iyi bir köprü oluşturun, sunilerde ırakla körfez ülkeleriyle iyi bir köprü oluşturun ve ilişkilerimizi düzeltin, Irak Türkmenleri olarak Irak Türkmen Cephesi olarak Türkiye ile Irak’ın ilişkilerini düzeltmek için çalışacağız buna devam edeceğiz. O yüzden bugün Türkiye Rakka’yı dikkate almışsa Musul’da daha çok dikkate alınmalıdır. Musul’un içinde 2 milyona yakın nüfus vardır. Halep’te olan olaylar nasıl Türkiye’yi etkiledi. Göçmenler nereye geldiler? Türkiye’ye geldiler bir de orada bir gerginlik olursa kesinlikle Türkiye’yi etkileyecektir ama Musul’da aynısı olursa. Bir gün PKK terör örgütü Sinjar bölgesinde bir merkez kurarsa bir de gelecekte Musul Operasyonları gerçekleşirse ve Musul’dan oradan PKK Telafer’e gelirse PKK bugün Türkiye’nin milli güvenliğini tehdit etmiş olur kesinlikle Türkiye’nin de rolüdür orada, görevidir kendi güvenliğini korusun. Irak hükümetine söylemeleri lazım. Irak Hükümeti makamlarıyla “Biz orada Türk ordusu tehdit değiliz sizin için biz orada PKK’nın PYD’nin IŞİD’in sınırlarını büyük etmemek için oradayız. Bizim Irak’ın toprak bütünlüğünde gözümüz yoktur. Irak’ın toprak bütünlüğünü her zaman savunduk” zaten Türkiye herkesten fazla Irak’ın toprak bütünlüğünü savundu. Biz de Irak Türkmen Cephesi olarak Irak’ın toprak bütünlüğünü savunduk. Bize kraldan çok kralcılık ediyorsunuz. Siz neden Irak’ın toprak bütünlüğünü savunuyorsunuz dediler. Bizim Ulusalcılığımızı gösteriyor eğer Irak bölünürse biz zarar çekeriz. Irak bölünürse bir Şii bölgesine, bir Sünni, bir Kürt bölgesine kesinlikle orada terör örgütleri de olur, PKK’da olur hepsi olur. Ondan sonra o bölge de şey olmaz. Artık o bölgede istikrar olması lazım.

“TÜRKİYE’NİN ORADA BULUNMASINDA BENCE BİR SAKINCA YOK”

Musul kurtarılma operasyonuyla bölgede yeni bir göç dalgası olur mu?

Bundan iki ay önce o bölgeyi ziyaret ettim. Musul operasyonu bölgesini ziyaret ettim. Oradaki Peşmerge komutanlarıyla, Irak ordusu komutanlarıyla, Amerikanlarla görüştüm ve orada doğru dürüst bir hazırlık yok. Musul’a saldırı olursa 1 buçuk milyon civarında orada insan var. Peki onlar nereye gidecekler? Ya Erbil’e gidecekler ya doğuya gidecekler. Bunlarda hep sınır bir de üçgen bölgesidir. O da Türkiye’yi etkileyecek. O yüzden burada Türkiye’nin ciddi bir rolü olması lazım. Bence Türkiye insani boyutta da çok yardımı oldu. O yüzden kimse şüphelenmesin Iraklı makamların da şüphelenmemesi lazım. En az o bölgede göç bir de tehdit oluşturan konular Türkiye’yi de hedef haline getirmiştir. Türkiye’nin de bu yüzden orada bulunmasında bence bir sakınca yok.

“100 YILLIK ARAPÇILIK POLİTİKASI NETİCESİNDE…”

Türkiye’nin Irak Türkmenleri için bölgedeki stratejik önemi hakkında neler söylemek istersiniz?

Malum olan Ortadoğu’da tek Irak değil; Suriye’deki olan Türkmenler olsun büyük bir coğrafyaya sahipler ama maalesef 100 yıllık Arapçılık politikası neticesinde Türkmenleri kültürlerinden, dillerinden, coğrafyalarından büyük bir etnik temizliğe maruz kalmışlardır. Irak Türkmenleri biraz onlardan farklıdır. Irak Türkmenleri ne olursa olsun yine de ayakları üzerinde durmayı başarabilirler. 1920’lerden beri zamandan şimdiye kadar. Örfümüzden, adetlerimizden, edebiyatımızdan yeri geldiği zaman gücümüzden bunlardan biraz kendimizi baskı ve katliamlara maruz kaldık ama yine de ayakta kalmayı başardık. Burada tek burada değil Suriye Türkmenleri olsun ırak Türkmenleri olsun bu coğrafyanın insanı bence önemli bir stratejik önem taşımaktadır Türkiye için. Biz stratejik önem olduğumuzu biz söylemiyoruz. Bunu kamuoyu da biliyor ve herkeste söylüyor ama hiçbir zaman Türkiye, Irak içindeki Türkmenleri Suriye’nin içindeki Türkmenleri hiçbir zaman kötü niyetle kullanmalarını istemedi. Ama mevcut olan yönetimler her zaman Irak Türkmenlerini ve Suriye içindeki Türkmenleri iç bir meselemiz olduğu için Türkiye giriş yapıyor. Artık bu mesele iç meselesi değil. Biz eğer bir gün Gazze’de, Filistin’de olan bir Arap’a Türkiye sahip çıkıyor. Neden Suriye’deki veya Irak’taki Türkmenlere sahip çıktığında Iraklıların hoşuna gitmesin. Bugün Filistin’deki Arap’a Iraklı makamlar, Irak Hükümeti, Suudi Arabistan Arap Ülkeleri sahip çıkmıyorlar, Filistin’deki adamda Arap yardım etmeyenler de Arap. Bizim de bu bölgenin içinde olmamızdan Türkiye ve Irak Türkmenlerinin geleceğinin hangi şekilde olacağının bence bunun Iraklılar ve Suriyeliler hassasiyetinde olması lazım.

“TÜRK OLMAK BİZİM İÇİN DAHA BÜYÜK BİR AVANTAJDIR”

Türkiye’nin ve dünyanın üzerinde olan Türk varlığı nerede olursa olsun eğer Çin’de Uygurlar olsun, eğer Kırım’da olsun, eğer Trakya’da olsun dünyada nerede olursa olsun, Azerbaycan’da olsun, Irak’ta olsun. Kerkük olur, Erbil olur, Telafer olur, Türkiye için aynı önemi taşımaktadır. Medeniyetler çatışması birbiriyle çatıştığı zaman belki Türk unsurunun hem de Müslüman bir taşıyan bir kimlik bence bu medeniyet çatışmasının önüne durabilir. Biz Müslüman olarak birde Türk olmak bizim için daha büyük bir avantajdır; ama karşı tarafın buna hassasiyetle bakmaması gerekmektedir.

“YENİ BİR HARİTA ÇİZİLECEK VE YENİ OLUŞUMLAR...”

Barzani geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleşmişti ve ziyaretinde 6 ay içerisinde büyük değişimler olacağını ifade etti, bu değişimlerde siz neleri öngörüyorsunuz. Sizce nasıl değişimler olabilir?

Konuşmanın öncesinde de söyledik. IŞİD’in bir proje olduğunu sınırları belirlenen bir proje olduğunu bunun mahiyetinde geliyor ve geç kalınmış, biz daha önce de söyledik. Ama kimse kulak vermedi iki yıl önce de söyledik, 2014 Ağustos’ta biz bunu söyledik, yeni bir harita çizilecek ve yeni oluşumlar olacak bu oluşumların içinde neler olacak, bunun yüzde ellisi belli olmuştur. Yüzde ellisi kalmıştır. Oralarda maalesef IŞİD sonrası çatışmalar olacaktır oralarda yeni oluşumlar ve yeni çatışmalar olacaktır.

“TÜRKİYE’NİN ORADA OLMASINA NEDEN HASSASİYET GÖSTERİLİYOR”

Irak Türkmenlerini Türk ordusu nasıl karşılıyor orada, nasıl yaklaşılıyor?

Biz bir Iraklı vatandaş olarak Iraklılar kesinlikle Türkiye’ye bir komşu ülke olarak bakmadı hiçbir zaman Türkiye’nin Irak’ın istikrarında ne kadar yararlı olduğunu gördük özellikle bu hususta çok tartışıldı bu konu ve Iraklı makamlar Türkiye Ordusunun Başika kampına gelmesine çok tepki gösterdiler. Eninde sonunda Irak’ın istikrarı için İranlılar ordalar Amerikalılar oradalar peki Türkiye’nin orada olmasına neden hassasiyet gösteriliyor? Hassasiyet gösterilmemesi lazımdı. Birde Türkiye’nin başka bir amacı yoktur orada. Yeter ki milli güvenliğini korumak oradaki terör örgütlerinin barındırılmaması çünkü etkileyecektir. Ben sınırımı korumuş olsam Türkiye’nin oraya gelişini kabul etmem ama benim sınırım artık açık Herkesin Meydanı olmuş o yüzden Irak’ın bu kadar hassasiyet göstermemesi lazım. Bana göre daha iyi bir ilişki kurulmalı.

“CUMHURBAŞKANIMIZLA GÖRÜŞME TALEBİNDE BULUNDUK”

Türkiye’de ne gibi temaslarda bulundunuz?

Bizim ziyaretimiz ansızın oldu. Çok resmi değildi çok resmi olsaydı daha farklı taraflarla görüşülürdük.

İstanbul’da istihare toplantımız vardı, Orada olan Türkmenlerle görüştük, eski Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’ü ziyaret ettik. Ankara’da da temaslarımız sırasında yeni Dış ilişkiler bakan yardımcısı Sayın Ahmet Yıldız’ı ziyaret ettik, onunda eskiden Musul’da başkonsolosluk yapmış bölgeyi iyi tanıyan biridir. Özelliklede Suriye’de beraber kalmıştık temsilci olduğumuz zamanlarda. Genellikle bunlar tartışıldı, Suriye ve Cerablus’ta olan olaylar Türk ordusu, Irak’ta olan yenilikler, Telafer, Tuzhurmatu, Kerkük gelecekleri. Ama resmi olarak Cumhurbaşkanımızla görüşme talebinde bulunduk belki de bayramdan sonra gerçekleşecek.

“TÜRKİYE’NİN DİMDİK KALMASI TÜRK DÜNYASININ DİMDİK KALMASIDIR”

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Türk dünyası zor bir süreçten geçmektedir, Bütün ihtilaflı görüşlerimizi bir tarafa bırakmalıyız Kerkük’teki bir Türkmen, Bakü’deki ile Ankara’da ki ile İran’daki ile Çin’deki ile Kırım’daki ile aynı konuşmalıdır. Türkiye’nin dimdik kalması Türk dünyasının dimdik kalmasıdır. Terör örgütleri, IŞID olsun, FETO’cüler, YPG, PKK, PYD olsun bunlar hep coğrafyamızı hedef almıştır. Demek ki bizim coğrafyamız hep hedef alınmıştır. Mademki bugün bizim coğrafyamız üzerinde göz vardır, o zaman Türk dünyası bunu bilsin ki, bizde bir araya gelip anacak kendimizi koruyabiliriz. Aksi takdirde çok çalışılır Osmanlı İmparatorluğunu nasıl zayıflatıp içten vurdular onları bizimde coğrafyamızı, Türkiye’mize, insanımızı işten vurulan darbeler neticesinde hepimizin geleceği kötü olur. Benim tavsiyem Türkiye’nin ve Türk Dünyasının güçlü olması mahiyetinde gelir.

10 Eylül 2016 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tanış Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tanış Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (312) 327 27 00
Bilgi için tıklayın

Anket Günün MVP'si kim olur ?