Dünyanın parası-2 Fragile (Kırılgan)

İtalya’nın son zamanda yüzleştiği ve geçtiğimiz günlerde çözülen politik kriz ne anlama geliyor. İlerideki günler nelere gebe. Yaşananları ve olası etkilerini bugün ele almaya çalışacağız.

Son yapılan genel seçimlerde, 2009'da bir komedyen tarafından kurulmasına rağmen geleneksel partilere tepkili seçmenlerin desteği ile ülkede çok hızlı bir şekilde ün kazanan 5 Yıldız Hareketi, kurulu sisteme karşı bir alternatif olarak siyasette hızlı bir çıkış yakaladı. 4 Mart 2018 tarihinde yapılan İtalya genel seçimlerinde sağ ve sol partilerin aksine ittifak kurmayı reddederek seçimlere tek başına girdi. Sağ ya da sol kanattaki geleneksel siyasi elite, yolsuzluklara, ekonomik krizin yönetim şekline tepki oylarını çeken 5 Yıldız Hareketi seçimlerde en büyük çıkışı yakalayarak büyük bir başarıya imza attı. Yunanistan’daki Syriza hareketine benzer söylemlere sahip hareketin en dikkat çekici yönü uygulanan politikalara tepki oylarını çekmesi oldu.

Haydi İtalya (Forza Italia) ve Lig Partisi'nin (L) öncülüğünde kurulan Merkez Sağ İttifakı hem Temsilciler Meclisi hem de Senato için oyların yüzde 37'sini topladığı seçimlerin kesin sonuçları aşağıdaki gibi gerçekleşti.

Temsilciler Meclisi:

  • Merkez Sağ İttifakı % 37
  • Beş Yıldız Hareketi % 36,67
  • Merkez Sol İttifakı % 22,85
  • Özgür ve Eşit Partisi % 3,39

Senato:

  • Merkez Sağ İttifakı % 37,49
  • Beş Yıldız Hareketi % 32,22
  • Merkez Sol İttifakı % 22,99
  • Özgür ve Eşit Partisi % 3,28

Seçim atmosferi sırasında enteresan olaylarda yaşandı. Bunların en ilginci Forza Italia partisinin lideri Silvio Berlusconi ile ilgiliydi. Seçimlere sayılı günler kala ülke siyasetinin son 25 yılına damgasını vuran Silvio Berlusconi, dört kez oturduğu başbakanlık koltuğuna yeniden dönmek istemekteydi. 2013 yılında çıktığı mahkeme tarafından 'vergi kaçakçılığı' suçu sabit bulunan Berlusconi, 2019 yılına kadar siyasetten yasaklı idi. Ülke ekonomisinin son yıllarda iyice kötüye gitmesi ve baş gösteren mülteci sorunu İtalyan sağının güç kazanmasına katkı sağladı ve siyasete dönmek isteyen Berlusconi'nin ekmeğine yağ sürdü.

2018 yılına geldiğimizde seçmenler 81 yaşındaki Berlusconi'nin adının karıştığı skandalları çabuk unuttu ve mahkeme Silvio Berlusconi'nin kamu görevlisi olma yasağını bir yıl erken kaldırdı.

Bir diğer enteresan gelişme ise şöyle yaşandı. Partilerin hiçbirinin mutlak çoğunluğu elde edecek oyu almayı başaramadığı seçimlerden sonra koalisyon görüşmeleri sonucunda oluşan uzlaşı neticesinde 5 Yıldız Hareketi ile Lig partilerinin ortaklığında bir koalisyon kurulmasına karar verildi. Koalisyonun Maliye Bakanlığına aday gösterdiği, İtalya'nın Euro’dan çıkması için planları olduğu ifade edilen 81 yaşındaki Prof. Paolo Savona’nın Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella tarafından veto edilmesi ise Euro üzerindeki gerilimin tüm piyasalarda artmasına yol açtı.

3 ay suren ve önce başbakan adayı Giuseppe Conte’nin bu red olayından sonra hükûmeti kurma görevini iade etti. Cumhurbaşkanı tarafından 8 Mayıs'ta geçici bir teknik hükümet kurmak üzere, geçmişte Türkiye'de de görev yapan eski IMF yöneticisi Carlo Cottarelli'yi görevlendirilmesi ve onun da güvenoyu alamayacağını öngörmesi üzerine tekrar hükûmet kurma görevi Giuseppe Conteýe verildi. Cumhurbaşkanı'nın reddettiği bakanlar kurulu listesi üzerinde yeniden çalışmaya başlayan iki parti, sonunda ihtilaflı Ekonomi Bakanı adayları Paolo Savona'yı başka bir bakanlığa kaydırma formülü üzerinde uzlaştı.

Yeni hükümette Savona, Avrupa ile İlişkiler Bakanı olarak görev yaparken, Ekonomi ve Maliye Bakanlığı'na ise ekonomi profesörü Giovanni Tria getirilecek.

Peki, bu yaşananlar ekonomi perspektifinden bakılırsa ne manaya geliyor. Bank of Italy Başkanı Ignazio Visco son yaşanan olayların kazanılması zor olan yatırımcı güveninde erozyona yol açtığını belirtti. Aslinda bu son derece doğru bir tespit. Politik riske son derece duyarlı olan gösterge faiz olarak da anılan 2 yıllık tahvillerde ise 2013 yılından beri görülmeyen %2’lik seviye aşılarak %2,69 oranı görüldü. Sadece Avrupa bölgesinde değil Atlantik ötesinde de etkileri görülen kriz nedeniyle Avrupa bankacılık devlerinden Unicreditín %5,6, Santander‘in %5,4 oranında hisse senedi fiyatlarının gerilediği, Alman ve Fransız bankalarının da bu dalgadan nasiplerini aldıkları görüldü.

Bu krizi ilginç kılan olgu ise Atlantik ötesine de sıçraması oldu.

S&P finansal indeksinin, Euro bölgesinde meydana gelen İtalya’da mı Euro’dan çıkıyor dedikodusu nedeniyle % 3.6 oranında düştüğü Wall Street’in en büyük bankalarından olan JPMorgan,Citigroup ve Bank of America % 4 ler seviyesinde kayıplara uğramasını izlemiş olduk.

Toplam dış borcu 2,3 trilyon Euro’dan fazla olan, gayri safi milli hasılanın %132 sine denk gelen bu rakam ile İtalyan ekonomisi gerçekten Euro bölgesi dışına çıkabilir mi? Piyasaların dalgalanmasına sebep olan dedikodu gerçekte ne kadar doğruluk payı taşıyor. Bu sorunun cevabi kolay verilebilecek türden değil ama incelemeye değer.

Öncelikle bu tur bir Borç/ GSMH oranına sahip bir ülke olarak İtalya, Avrupa Merkez Bankasının genişlemeci politikaları nedeniyle Euro cinsinden çok uygun faiz oranlarından borçlanmasını sürdürmekte ve bu oran su anda İtalyan halkını rahatsız etmekten uzak. Euro’dan ayrılma kararı verilmesi halinde elinde ise yüksek miktarda İtalyan hükûmet tahvillerini tutan İtalyan Bankalarının çok kısa bir zamanda teker teker devrilecek hale düşmesi sürpriz olmayacaktır. Bu durumda milyonlarca İtalya’nın elinde tuttuğu hükûmet tahvilleri ile banka hisse senetlerinin ne değerler alacağı ve bunların sosyal sorunları beraber getireceği aşikârdır.

Bu nedenle Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella‘nın su andaki manevrası piyasalar tarafından olumlu olarak algılandı ve kriz yatıştı.

Ama piyasalarda su sorunun cevabi ise muallakta kaldı. İngiltere’nin AB’den ayrılması, Yunanistan’dan sonra İtalya‘ da da Euro ve Avrupa Birliği politikaları karşıtı görüşlü düşüncenin politik olarak yükselmesi dünya ekonomilerini nasıl etkileyecek.

Sonuç olarak sunu söyleyebiliriz ki; Avrupa Merkez Bankası’nın bu yılın 3. Çeyreğinde bilanço daraltma operasyonlarını gündemine alacağı ve faiz artırımlarının yoğun bir şekilde bu yılın sonu ile 2019 yılında tartışılacağı zamanlarda İtalya’yı politik ve ekonomik anlamda güneşli günlerin beklemediği nerede ise kesin.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Emre Yalım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tanış Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tanış Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Günün MVP'si kim olur ?