Dünyanın parası...

Komşumuz Yunanistan ve Çipras‘ın zor günleri başlıyor mu?

Sol görüşlü Syriza partisinin lideri ve Yunanistan başbakanı Aleksis Çipras‘ı 2018 yılında ekonomi ve politika konularında oldukça sıkışık bir gündem beklemekte. Hatırlanacağı üzere geçmiş yıllarda Yunanistan‘da yaşanan ciddi ödeme darboğazı ve krizden sonra 10 kademeli olarak uygulanan ekonomik kurtarma programı olarak adlandırılan süreç, bu yılın 20 Ağustos tarihinde tamamlanacak. Ülkesine kredi açmış olan büyük kreditörler, IMF, Avrupa Birliği ve iç politik çekişmeler arasında kalan Çipras‘ın açmazları neler. Bugünkü yazımızda bu konuyu ele almaya çalışacağız. Uygulanan programdan sonra elde edilen değerlere göre Yunanistan ekonomisi, öngörülenden daha yavaş olsa da büyüme patikasına girmiş gözükmekte. Geçtiğimiz yıl yüzde 1,4 oranında bir büyüme yakalayan Yunan Ekonomisinin bu yılki büyüme öngörüsü yüzde 2 civarında tahmin edilmekte. Özelleştirme konusunda ise taahhüt edilen hedeflere ulaşılamamış vaziyette. Ekonomik anlamında istenilen büyüme yakalanamazken politik arenada ise mecliste çoğunluğu sağlama adına Syriza ile ortaklık içinde bulunan Anel partisi ile de derinleşen söylem ve olaylara bakış açısı farklılıkları baş ağrıtmakta.

Panos Kammenos tarafından liderliği yürütülen, mecliste temsil oranı nispeten küçük sağ görüşlü popülist Anel partisinin Çipras ile ayrıştığı en önemli nokta Makedonya konusunda. Ayni zamanda Yunanistan Milli Savunma Bakanı da olan Kammenos, Yunanistan ve Makedonya arasında yaşanan çeyrek asırlık "isim sorununun" çözümü için Çipras‘ın getirdiği önerilere karşı. Ayrıca Türkiye ile yaşanan adalar probleminde Çipras‘ın pasif kaldığını savunarak Syriza ile köprüleri yakında atabiliriz açıklamaları yapmakta. Öte yandan Syriza‘nin 2‘si eski bakan olmak üzere 10 milletvekili hakkında 2010 – 2015 yılları arasında İsviçre orijinli Novartis firmasından 50 milyon Euro rüşvet alarak ilaç fiyatlarının şişirilmesine göz yumdukları ve devlet hastanelerine satışları artırmak iddialarıyla ilgili meclis soruşturma komisyonu kurulması kararı sonrası sular durulmuş değil. Hükümet yetkilileri, olayı ‘Yunan devleti tarihindeki en büyük yolsuzluk skandalı’ olarak nitelendirirken, yolsuzluğa karıştığı iddia edilen isimlerden bazıları olan AB Komisyonunun Göç, İçişleri ve Vatandaşlıktan Sorumlu üyesi Dimitris Avramopoulos, eski Başbakan Andonis Samaras, eski Maliye Bakanı ve şimdiki Merkez Bankası Başkanı Yannis Stournaras, haklarındaki suçlamaları reddederek hükümeti hukuki bir süreci siyasileştirmekle suçluyor. Hükümet yetkilileri ise edinilen haksız kazancın devletin kasasını boşaltarak ülkenin krize sürüklenmesinde etkili olduğunu savunuyor.

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, yüksek fiyattan ve gereğinden fazla ilaç alımı sebebiyle Yunan hazinesine zararın 23 milyar Euro’ya ulaştığını ifade etmişti. Başbakanın su andaki hedefi ve umudu Ağustos ayında ekonomik kurtarma programının uzatılmayarak normalleşme surecine geçmek ve uluslararası piyasalardan normal şartlar altında herhangi bir ek programa bağlı kalmadan borçlanabilmek. Fakat bu istek, birçok ekonomist tarafından gerçekçi bulunmamakta. Bunun başlıca nedeni 2019 yılında da Yunan ekonomisinde yapılması gerekenlerin olması. Gelir vergisi esiğinin daha da düşürülmesi ve emekli maaşlarında indirim yapılması olmazsa olmazlardan sayılmakta. Haziran ayında Avrupa Birliği ile yapılacak ekonomi konulu toplantılarda bu konularda ciddi tartışmaların olacağını söylemek için kâhin olmaya gerek yok.

Peki, bu gelişmeler Syriza‘nin oy oranlarını ve bir defa daha seçilme durumunu nasıl etkileyecek. Halkta oluşan bıkkınlık ve kısır politik çekişmelere ek olarak dünyada değişen ekonomik koşullar ülkeye ne getirecek. Merkez sağda yer alan Yeni Demokrasi partisinin oy oranını arttırdığı ve 2020 seçimlerine kadar daha da güçleneceği düşünülmekte. Yıpratıcı bir politik ve ekonomik ortamın içinde eskiden miras kalan sorunları çözmeye çalışan Çipras ve ekibinin oy kaybını durdurmak için normal takvimden 1 yıl önce olmak üzere bu yılın Ekim ayında secime gidebileceği de Meclis kulislerinde ciddi olarak dillendirilen seçenekler arasında.

Durumu özetlemek gerekirse bir tarafta düsen oy oranları, bir tarafta yapılması gereken ekonomik reformların başarısına göre elde edilebilecek borç ve ödeme tavizleri durmakta. Komşumuzda bu yaz ve sonbahar mevsimlerinde sıcaklıkların, sahillerin dışında Atina’da mevsim normallerinin üstünde seyredeceğini şimdiden söyleyebiliriz.

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Emre Yalım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tanış Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tanış Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Günün MVP'si kim olur ?