KOBİ'lerde şirket ortak almak çözüm mü?

 Son dönemlerde sermaye yetersizliğindeki şirketler için sıklıkla paylaşılan görüşlerden biri de ortak almak ve sermaye piyasalarından yararlanmaktır.

Şirketler, yabancı ortak yada ortaklıklarla finansman sıkıntılarını gidermeli. Daha çok ortakla ve kredi yerine daha çok sermaye piyasası kaynaklarıyla kaynak sağlayabilmelidirler.

Bu şekilde (ortak almak) finansman problemlerini doğal bir şekilde çözebileceklerdir. 

Bu görüş kulağa hoş geliyor olsa da tabi ki sorgulamaya değerdir.

Öncelikle bahsedilen bu şirketler Anadolu’nun “KOBİ”leridir. Yani büyük çoğunluğu Aile şirketleri mahiyetindeki Anadolu şirketleridir.

KOBİ’ler, dışa açık olmakla birlikte,  karar ve yönetimde yabancı unsurlarla ortaklık çatısına girebilecek kadar da açık değildirler. Büyük kısmında çocukların büyümeleriyle birlikte, babadan sonra, şirketlerin (sermayenin) bölünmeleri de zaten iyi bilinen bir gerçektir. Yani kardeş ortaklıklarında dahi yer yer sorunların yaşandığı mecradır.

Sermaye piyasalarına açılmak için bu şirketler beşeri ve kurumsal kodlar yönünden de henüz hazır sayılmazlar.

Anadolu şirketlerinde patron profili de ayrı bir bahistir. Anadolu tarzı, İstanbul örneğinde bilinen patron profili ile örtüşmez. Olaylara ve insanlara hatta hayata bakış açıları dahi farklıdır.

Ayrıca Anadolu tipi patronun (iş insanı)  yönetimde ve temsilde daha az paylaşımcı ve daha az denetim-sever ve daha az hesap-sever olduğunu da belirtmek gerek.

Bunlar ortada iken, bu yapıların aile dışından unsurlarla ortaklık kurabilmeleri kolay bir iş değildir. Açıkçası çoğu KOBİ örneğinde  uygulanabilir bir öneri değildir. En azından şimdilik etkili bir model olarak görünmemektedir.  Zaman itibariyle henüz erkendir. Şart ve koşulların değişmesi beklenmelidir.

İş insanları olarak, insani değerler bağlamında paylaşımlarımızda üstün özelliklerimiz olabilir ancak konu bir ticari kuruluşun sahipliğine ve dahası yönetimine geldiğinde bunun için alınacak biraz daha yolumuz var gibi görünmektedir. Bunun için yönetimde yetki paylaşımı ve denetim kültürünün kafi derecede gelişmesi beklenmelidir.

Bu şirketlerin biraz da gelenek, görenek ve kültürel değerlerin etkisinde olduğunu unutmamak gerekir.

Konu genelinde, konuşulmasından daha fazla uygulamasının zor olduğu bir konudur. Bu yüzden, bu şirketlerin finansman sorunlarının çözümünde sorunun ana kaynaklarına inilmeli ve şirketlerin çok boyutlu problemlerine vakıf olunmalıdır. Aksi takdirde şirketlerde topyekun değişimi sağlayamadan sermaye piyasaları veya benzer başka diğer seçeneği sunmak beklendiği gibi olumlu sonuçlar vermeyebilecektir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Durmuş Yener Özel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tanış Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tanış Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Günün MVP'si kim olur ?