ÜMMET-İ MUHAMMED’İN FAZİLETLERİ-1

Ümmet-i Muhammed, en hayırlı ümmettir: Kur’an Ümmet-i Muhammed’in, gelmiş geçmiş bütün ümmetlerin en hayırlısı olduğunu bildirmektedir: “Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz…”(Âl-i İmrân, 3/110)

Kemale erdirilen bir dinin mensuplarıdırlar: Nitekim Cenâb-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de, “Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı seçtim”(Mâide, 5/3) buyurmaktadır. En mükemmel bir dinin mensubu olmak insan için elbette büyük bir şereftir.

Onlar, Allah’ın seçtiği ve isimlendirdiği ümmettir: Ayette şöyle buyrulmaktadır: “O, sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim’in dinine uyun. Allah, sizi hem daha önce, hem de bu Kur’an’da Müslüman diye isimlendirdi…” (Hac, 22/78)

Allah katındaşahitlikleri makbul olan ümmet: Ümmet-i Muhammed Kur’an’ın ifadesiyle, insanlara şahit olmak üzere çıkarılmışfaziletli bir topluluktur.(Hac, 22/78; Bakara, 2/143) Zira Yüce Allah bu ümmetin şehadetine değer vermektedir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s.)mü’minlerin, yeryüzünde Allah’ın şahitleri olduklarını, onların iyi dediklerinin cennetlik, kötü dediklerinin de cehennemlik olacaklarını haber verdi.(Buharî, Şehâdât, 6

Cennetliklerin çoğunluğu olan ümmet: Bütün peygamberlerin ümmetlerinden cennete girecekler olacaktır. Ancak cennette Hz. Peygamber (s.a.s.)’in ümmeti, önceki peygamberlerin ümmetlerinden daha fazla olacaktır. Onlardan yetmiş bin kişi, hesapsız cennete girecektir. (Müslim, İman, 374)Başka bir hadis-i şerifte ise, “Muhammed’in canı, kudret elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki ben, sizin cennetliklerin yarısı olacağınızı umarım…”(Buharî, Enbiyâ, 7; Müslim, İman, 377) buyrulmaktadır. Bu, Muhammed ümmeti için gerçekten çok büyük bir müjdedir. Zira cennetliklerin bir yarısı bütün ümmetlerden, diğer yarısı ise sadece Ümmet-i Muhammed’den oluşacaktır. Bu, müslümanların cenneti dolduracakları anlamına gelmektedir. (Riyâzü’s- SâlihînTerc. Erkam Yay. C. III, Sh. 116)

Şefaat edilmiş, bağışlanmışümmet: Hz. Peygamber (s.a.s.), yanında bazı sahabeleri olduğu halde Mekke’den Medine’ye giderken, yolda devesinden indi ve ellerini kaldırarak bir süre dua etti. Yaptığı bu duada ümmeti için Allah’tan şefaat izni istedi ve ümmetinin bağışlanması için niyazda bulundu. Efendimiz (s.a.s.)’in bildirdiğine göre Allahu Teâlâ O’nun bu dileğini kabul etti. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz şükür secdesi yaptı.(Ebu Dâvûd, Cihâd, 152)

Teminat verilmiş ümmet: Ümmetinden hiçbir kimsenin cehennemde kalmasına gönlü razı olmayan Efendimiz (s.a.s.), ümmetini koruması, onlara acıması ve onları bağışlaması için sürekli Allah’a dua etmiştir. Ümmetine karşı son derece şefkatli ve merhametli olanPeygamber Efendimiz geçmiş ümmetlerin durumunu düşünmüş, ümmetinin ahiretteki durumu hakkında endişeye kapılarak ağlamış ve “Allahım, ümmetimi koru, ümmetime acı!” diye duada bulunmuştur. Bunun üzerine Allah Teâlâ, Cebrâil (a.s.)’ı göndererek şu müjde ile teminat vermiş ve O’nu teselli etmiştir: “Ümmetin konusunda seni razı edeceğiz ve seni asla üzmeyeceğiz.”(Müslim, İman, 346)Bu hadis-i şerif biz mü’minler için büyük bir ümit kaynağıdır, ancak bu ve benzeri hadislere güvenerek kulluk görevlerimizde ihmalkârlık yapmamak gerekir. Bilakis bu müjdeler bizim kulluk şevkimizi arttırmalıdır.

Ümmet-i Muhammedal ametleri ile tanınır: Kur’an’da, ümmet-i Muhammed’in yüzlerinde secde eseri olan alametleri bulunduğu, onların bu durumlarının Tevrat ve İncil’de anlatıldığı bildirilir. (Fetih, 48/29) Hz. Peygamber (s.a.s.) de ümmetinin abdestten dolayı yüzlerinde nur, el ve ayaklarında parlaklıklar olacağını ve mahşer yerinde bu alametleri ile tanınacaklarını haber vermektedir. (Müslim, Tahâret, 39)

Kendilerine zorluk yüklenmeyen ümmet:Kur’an-ı Kerim’de;“Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez”(Mâide, 5/6), “Dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi” (Hac, 22/78)buyrularak, geçmiş ümmetlere yüklenen ağır sorumlulukların Ümmet-i Muhammed için hafifletildiği bildirilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s.) de ümmetine olan düşkünlüğünden dolayı onlara zahmet verecek şeyleri emretmemiştir. Mesela bir hadis-i şerifte, “Ümmetime zor geleceğinden endişe etmeseydim, onlara her abdest alırken misvak kullanmalarını emrederdim”(Müslim, Tahâret, 42)buyurmuştur.

Allah’ın huzurunda melekler gibi saf bağlayan ümmet: Müslümanlar, diğer ümmetlerin ibadetlerinden farklı olarak cemaatle namaz kılarken aynı hizada safsafdururlar. Hz. Peygamber (s.a.s.), onların bu halini meleklerin Allah Teâlâ’nın huzurunda öndeki safları tamamlayıp birbirine perçinlenmiş gibi bitişik duruşlarına benzetmiştir. (Müslim, Salât, 119)

Yeryüzünümâbededinenümmet: Daha önceki peygamberlerin ümmetleri ibadetlerini belli mekânlarda yapıyorlardı. Allah Teâlâ, bu ümmete ise bütün yeryüzünü mescid yapmıştır. Böylece mü’minler şartları dinen müsait olan her yerde ibadetlerini yerine getirebilmektedirler.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Ankara Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tanış Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tanış Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Günün MVP'si kim olur ?