BİR PARTİ DOĞARKEN

Önümüzdeki günlerde siyaset şenleneceğe benziyor. Türk siyasî hayatına bir parti daha girdi. Bugüne kadar sayısını bilemediğim pek çok parti bu alanda isim gösterisi yaptı. Bunlardan bazıları büyük boy gösterileri de yaptı. Fakat pek çoğu bugün yoklar, en azından unutulup gittiler. Ancak belli bir amaç ve ideal için kurulmuş olanlar şöyle ya da böyle isim veya hayatiyetlerini sürdürüyorlar. Belli bir gayeden yoksun partiler ise levha partisi olmaktan ileri gidemiyorlar.

Ülkenin gelişmesini ve milletimizin geleceğe damgasını vurmasını düşünerek parti ve benzeri müesseseler kuranlar ve oralarda fedâkârane çalışan ve çaba sarf edenler, elbette büyük bir teşekkür ve tebriki hak ediyorlar. Düşünceleri buysa bütün gönlümce teşekkürler ve tebrikler.

Ancak, laf olsun diyerek çevredeki birkaç kişinin dolduruşuyla parti kurulmaz, kurulsa da prematüre doğar. Şartlar oluşmadan ortaya çıkmak, daha önceki yok olmuş partilerde görüldüğü gibi böyle partiler de aynı akıbetle karşı karşıyadır. Müspet ilimlerde şart olan sebep ve sonuç ilişkileri sosyal olaylar için de geçerlidir. Ancak sosyal olaylarda bu ilişki müspet ilimlerde olduğu kadar açık, net ve tek değildir. Sosyal ilimlerdeki bu ilişki daha karmaşık ve çoktur. Yani tek bir şartın oluşması mutlaka bekleneni doğurmayabilir. Belki daha çok şartların bir araya gelmesi bir sonuç doğurabilir. Bir parti kurulurken veya kurulmuş bir partinin propagandası yapılırken, bu çok sebeplik ve karmaşıklık göz önünde bulundurulmalıdır. Umarım siyaset sahnesine çıkan bu partinin uzmanları bunu dikkate almışlardır.

Belki size ne, dışarıdan kaval çalmak kolaydır, diyebilirler. Ben sadece sosyal bir gerçekliği dile getirmeye çalışıyorum. Çok kısa Türk demokrasi veya siyasî tarihinde başta ifade ettiğim gibi, irili ufaklı pek çok parti kuruldu. Ama bunların çoğunun adı sanı bile kalmadı. Nitekim daha yakın zamanda, çok olmadı. Bir DSP’den hatırladığım kadarıyla iki ya da üç parti çıkmıştı. Şimdi nerede onlar. İnsanlara boşuna bir ümit verilmesinden endişeliyim. İnsanların ümitleri çok iyi, sağlam tutum ve davranışlara yönlendirilmeli. Medeniyet yarışında çok geç kaldık. Tarihteki şanlı medeniyeti tekrar elde etmek için zihinler, ümitler ve hedefler ona kilitlenmeli. Bu benim dileğim. Biriler çıkıp geç bunları, ne medeniyetinden bahsediyorsunuz. Bizi darılttılar, istek ve heveslerimizi kursağımızda bıraktılar diyebilirler. Buna da eyvallah. Yalnız unutmayalım ki siyaset ciddi bir iştir. Devletin ve milletin geleceği ona bağlıdır. Ülkenin istikbali ve istiklâli bununla mümkündür. Hele küreselleşmiş dünyamızda ve çevremizde oynan oyunların gerisinde bu gerçek yatmaktaysa. Bilmem hiç düşündünüz m!?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Eyyüp Sanay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tanış Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tanış Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Günün MVP'si kim olur ?