Kardeşliğin Düşmanı Tefrika Bölgemizde Kol Geziyor

MAKALEYİ DİNLE

Toptan Allah´ın ipine sarılın, ayrılmayın. Allah´ın size olan nimetini anın: Düşmandınız, kalplerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. ..." (Âl-i İmran / 103)

İnsanlığın en kadim coğrafyalarından birinde Ortadoğu’da yaşıyoruz. Elbette burası kıdemine uygun olarak farklı dinlere, kültürlere, medeniyetlere beşiklik yapmıştır. Mazinin bu zenginliklerini, hatıralarını ve yadigârlarını da hala üzerinde taşımaktadır.

Yaklaşık iki asırdır bu coğrafyada aklı eren herkes “ne oldu bize?” sorusunu sormaktadır. 20. Yüzyılın başlarından itibaren siyasi hakimiyet, isterseniz dini siyasi terminoloji ile ifade edelim, gayrimüslim emperyalistlerin eline geçmiştir. Bu dönemde, önce huzur ve refahın teminatı olan kardeşlik genleri ile oynanmış, bölge, ırklara, kavimlere, kabilelere, aşiretlere, dinlere, mezheplere bölünmüştür. Bir asırdan beri de burada kanlı bir iç savaş yaşamaktadır.

Konuya din nazarından baktığımızda bu coğrafya, bir takım batıl itikatlar olmakla birlikte Hz. Adem’den beri Tevhid dini, Hz. Muhammed’den (sas) beri de (7. Yüzyılın başı) Tevhid’in mükemmel hali olan İslam dini ile müşerref olmuştur.

Burada barış ve refahın teminatı, din yani millet anlayışına dayanan sistemdi. Kur’an-ı Kerim bunu emretmiş, Hz. Muhammed (sas) ve onun yolundan giden Müslüman idareler buna göre hareket etmişlerdi. Kur’an’a göre “Müminler ancak kardeştir”. (Hucurat 10) “Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.” (Maide 51) Ancak son asırlarda dost-düşman anlayışları değişti. Batı “dost”, Doğu “düşman” sırasına kondu. Bu cümleden olarak, ulus devletlere bölünen Müslümanlar yanı başlarındaki din kardeşlerini “milli düşman” ilan ederken daha düne kadar varlıklarının en büyük tehdidi olarak düşündükleri Batılıları medeniyette, kültürde, dilde, fikirde dost, hatta efendi kabul ettiler.

Suriyeli Mişel Eflak gibi Arap Baasçıları “Araplığı” esas alarak bölgenin kadim geleneği millet sistemi yerine, her dinden Arabın katılıp inşa edeceği “Arap Dirilişi”ni öne sürdüler. Bunun benzerlerini Farslarda, Hindularda vb topluluklarda da müşahede etmekteyiz.

Milli şairimiz Mehmet Akif, 20. Yüzyıl başlarında bu kanlı sahne karşısında şöyle haykırmakta ve uyarıda bulunmaktadır:

Müslümanlık Nerede

'Kim Müslümanların derdini kendine mal etmezse onlardan değildir.' Hadis-i Şerif

Müslümanlık nerde! Bizden geçmiş insanlık bile... Adem aldatmaksa maksad, aldanan yok, nafile! Kaç hakiki müslüman gördümse, hep makberdedir; Müslümanlık, bilmem amma, galiba göklerdedir;

İstemem, dursun o payansız mefahir bir yana... Gösterin ecdada az çok benzeyen kan bana! İsterim sizlerde görmek ırkınızdan yadigar, Çok değil, ancak necip evlada layık tek şiar.

Varsa şayet, söyleyin, bir parçacık insafınız: Böyle kansız mıydı -haşa- kahraman eslafınız? Böyle düşmüş müydü herkes ayrılık sevdasına? Benzeyip şirazesiz bir müşhafın eczasına,

Hiç görülmüş müydü olsun kayd-i vahdet tarumar? Böyle olmuş muydu millet can evinden rahnedar? Böyle açlıktan boğazlar mıydı kardeş kardeşi? Böyle adet miydi bi-perva, yemek insan leşi?

Irzımızdır çiğnenen, evladımızdır doğranan... Hey sıkılmaz, ağlamazsan, bari gülmekten utan! ... 'His' denen devletliden olsaydı halkın behresi: Payitahtından bügün taşmazdı sarhoş nâresi!

Kurt uzaklardan bakar, dalgın görürmüş merkebi. Saldırmış ansızın yaydan boşanmış ok gibi. Lakin, aşk olsun ki, aldırmaz otlarmış eşek, Sanki tavşanmış gelen, yahut kılıksız köstebek! Kâr sayarmış bir tutam ot fazla olsun yutmayı... Hasmı, derken, çullanırmış yutmadan son lokmayı! ...

Bu hakikattir bu, şaşmaz, bildiğin üsluba sok: Halimiz merkeple kurdun aynı, asla farkı yok. Burnumuzdan tuttu düşman; biz boğaz kaydındayız; Bir bakın: hala mı hala ihtiras ardındayız!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Seyfettin Erşahin - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Tanış Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tanış Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Günün MVP'si kim olur ?

YÜKLENİYOR