Şehitler Cennettedir

MAKALEYİ DİNLE

Şehit, sözlükte "bilen, gören, hazır olan, haber veren, şahit olan, muttali ve tanık olan" demektir. Kur'an'da şehit kelimesi, 35 defa, şühedâ kelimesi ise 20 defa geçmiştir. Bu kavram, Allah'ın, Peygamberin, meleklerin ve insanların sıfatı olarak kullanılmıştır. Allah yolunda öldürülen müminlere, "şühedâ" denilmiştir. (Âl-i İmrân, 3/140, Nisâ, 4/69) Örfümüzde "şehit" kelimesi bu anlamda kullanılmaktadır. Allah yolunda öldürülen müminlere şehit denilmesi, ölen kişinin cennetlik olduğuna dünyada şahitlik edilmesi, gerçekte ölü olmayıp yaşaması (Bakara, 2/154) sebebiyledir. "Şehitler, ahirette gördüğü nimet ve mükâfat sebebiyle dünyaya tekrar dönüp on defa öldürülmeyi temenni ederler." (Buharî, İman, 26; Müslim, İmare, 103) Şehidler ahirette peygamberler, sıddîklar ve sâlihlerle beraber olurlar. (Nisâ, 4/69) "Şehidin kul hakkından başka bütün günahlarını Allah bağışlar." (Müslim, İmare, 32) (DİB. Dini Kavramlar Sözlüğü, Sh. 65-66)

Her nefis mutlaka ölümü tadacaktır. (Enbiyâ, 21/1) Ancak ölümün en şerefli olanı Allah rızası için dinini, vatanını, namusunu ve milletinin bağımsızlığını korumak uğruna savaşırken ölmektir. Yüce Allah, kendi yolunda seve seve şehadet şerbetini içenleri Kur'an-ı Kerim'de övmekte, onların diri olduklarını, kendilerine sunulan nimetlerle sevinç içinde olduklarını bildirmektedir: "Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz." (Bakara, 2/154) "Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler." (Âl-i İmrân, 3/169-170)

Yine Kur'an-ı Kerim'de Allah yolunda öldürülenlerin amellerinin boşa çıkmayacağı (Muhammed, 4) belirtilmiş, canlarını Allah yolunda feda etmelerinin karşılığının cennet olduğu bildirilmiştir: "Şüphesiz Allah, mü'minler’den canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah bunu Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da kesin olarak va'detmiştir. Kimdir sözünü Allah'tan daha iyi yerine getiren? O halde, yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı sevinin. İşte asıl bu büyük başarıdır." (Tevbe, 9/111)

Vatan, millet, devlet, ezan, bayrak, hürriyet gibi kutsal değerlere büyük önem veren yüce dinimiz İslam; bu değerlerin korunması için malın ve canın feda edilmesini mukaddes bir vazife saymış, bu uğurda ölenleri şehitlik mertebesiyle müjdelemiştir.

Kulun canını ve malını Allah yolunda, din, vatan, millet ve mukaddesat uğrunda seve seve feda edebilmesi Allah'a imanın en yüce noktası, O'na olan sevginin en güzel ifadesidir. Sevgili Peygamberimiz şehitlik mertebesinin yüceliğine işaret ederek; "Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Allah yolunda savaşıp öldürülmeyi, sonra diriltilip yine öldürülmeyi, sonra diriltilip yine öldürülmeyi ne kadar çok isterdim" (Riyazu's-Salihin, 2/535) buyurmuştur.

Şehitler üç kısımdır. Dünya ve ahiret şehidi, dünya şehidi ve ahiret şehidi. Allah yolunda İslam düşmanlarıyla çarpışarak savaş meydanında şehit olan kimse dünya ve ahiret şehididir. Bu şehitler yıkanmaz, namazları kılınarak üzerlerindeki kanlı elbiseleri ile gömülürler. Dünya şehidi gösteriş veya ganimet gibi şeyler için kâfirlerle savaşarak öldürülen kimsedir. Ona da dünya ve ahiret şehidi gibi muamele yapılır, ancak ahirette ona hiçbir mükâfat yoktur. Suda boğularak bir duvar enkazı altında kalarak taun gibi salgın hastalıklar sonucunda ölen kimseler de ahiret şehididirler. Bunlar diğer Müslümanlar gibi yıkanıp defnedilir.

Yüce Allah'ın şehitler için vaat ettiği üstün derecelere ulaşmayı gaye edinen Müslümanlar, hiçbir zaman ölüm endişesine kapılmadan, yüksek idealler uğruna canla başla mücadele etmişlerdir. Şanlı ecdadımız da "Ölürsem şehit, kalırsam gazi olurum"  inancıyla canını ortaya koyup, tarih boyunca zaferden zafere koşmuş, nice sayısız kahramanlık destanları yazmıştır. Bu şanlı destanlardan birisi de 102 yıl önce milletçe büyük bir kahramanlık örneği sergileyerek kazandığımız "Çanakkale Zaferi ve 15 Temmuz 2016 tarihinde topyekûn bir şekilde 80 milyon olarak vatan hainlerine, toplara, tüfeklere, tanklara karşı iman gücüyle, yapılan kalkışmaya karşı koyarak devlete sahip çıktığımız gündür.

Bu vesile ile tarihe ‘’Çanakkale geçilmez’’ diyerek damgasını vuran, bizlere bu vatanı emanet eden şehit ve gazilerimiz başta olmak üzere 15 Temmuz şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyoruz. Ruhları şad olsun. Hayatta olan gazilerimize de sıhhat ve afiyet niyaz ediyoruz. Dualarımızla…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Ankara Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Tanış Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tanış Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Günün MVP'si kim olur ?

YÜKLENİYOR