Daha askere gitmeden şehit oldu

15 Temmuz 2016 Cuma günü aziz ve necip Türk Milleti’nin varlığını, birliğini, dirliğini hiçe sayılarak Türkiye’de 249 şehit ve binlerce yaralı verdik. Hain darbe girişiminden tam bir yıl geçti.

Kahramankazan’da bulunan Akıncı Üssü, darbe girişiminde rehin alma ve bombalama eylemlerinde bir nevi merkez olarak kullanıldı. Bunu öğrenen vatandaşlar Akıncı Üssü civarına gelerek saman balyalarını ateşe verdi ve uçakların görüş mesafesini daralttı. Ayrıca üs önünde toplanarak darbecilere karşı direndi. Vatandaşların gittikçe kalabalıklaşması üzerine üste bulunan darbeciler yaylım ateşi açtılar. 92 kişinin yaralandığı bölgede 9 kişi de şehit düştü.

Kahraman şehitlerden olan Ömer Takdemir, 15 Temmuz darbe girişimini katıldığı bir düğündeyken öğrenen ve Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) hainlerine direnmek için hiç düşünmeden Akıncılar Üssü’ne koşarak şehadetini tattığında henüz 20 yaşındaydı.

15 Temmuz Demokrasi şehidi Ömer Takdemir’in ailesi Tanış ANKARA’ya o karanlık geceyi ve  kahraman evladını anlattı.

Darbeci hainlerin üssün önünde vatanı için direnen halkı taraması üzerine vurulan ve şehadete kavuşan Takdemir, darbe gecesinden bir ay sonra askere gidecekti. Ailesine sık sık askere gidip, bir terörist öldürdükten sonra şehit olacağını söyleyen Takdemir’e şehadet, henüz asker olmadan memleketi Ankara’da nasip oldu.

'Vatan, millet elden gidiyor'

Ailenin ortanca çocuğu olan şehit Takdemir’in annesi Ayfer Takdemir oğlundan gözyaşları içinde bahsetti. Anne Takdemir, “Ömer özel bir firmada çalışıyordu. Askere gitmesine çok kısa bir süre kalmıştı. Ömer 15 Temmuz günü saat 19:00’da işten geldi. O gün düğünde darbe haberini alınca eve gelmiş. Biz evdeydik ve Ömer eve girigirmez babasının yanına koştu. Darbe oluyor, askerler Ankara’yı bombalıyor demesi üzerine televizyonu açıp TRT’de korsan darbe bildirisi okunuyordu.  Cumhurbaşkanımızın konuşmasını dinledik. Babasına Cumhurbaşkanımız bizi çağırıyor. ‘Burada durulmaz sokağa çıkalım’ dedi. Babası dur biraz olayları anlayalım dedi. O sırada selalar okunmaya başlandı. Bizim yanımızda 2 saat falan durdu. Saat 23.30 civarı evden çıktı.  Ben de gitmesini istemedim bir şey olmaz anne, vatan millet elden gidiyor burada hiçbir şey yapmadan durulur mu? diyerek çıktı” diyerek oğlunu durdurmadıklarını söyledi.

Anne Takdemir, “Ömer evden çıkınca Kahramankazan Belediyesi’nin oraya gitmiş. Belediyenin oradan telefon etti. Biz Cumhurbaşkanını karşılamaya hava limanına gidiyoruz dedi. Arkadaşları da orada gitmeyelim diye söylemişler ama Ömer’i durduramamışlar. Esenboğa Havalimanı yolu trafikten dolayı kapalı olunca geri dönerek saat 02:00’de Akıncı 4. Jet Hava Üssü gitmişler” dedi ve gözü yaşlı anne sözlerine devam edemedi.

“ÖMER ÇOK CESUR BİR ÇOCUKTU”

Baba Takdemir, şehit oğlunun Akıncı Üssü’nde yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Akıncı 4. Jet Hava Üssü’ne gittiklerinde asıl darbenin merkezi orasıymış. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar Akıncılarda tutuluyormuş. Asker müsvetteleri Genelkurmay Başkanının burada olduğunu anladılar almaya geldiler sanmışlar” diye konuştu.

Akıncılarda bulunan vatan haini askerlerin saat 04:10’da ateş açmaya başladıklarını söyleyen Baba Takdemir, Akıncı Üssü’nün tehlikeli bölge olduğunu orada bulunan askerlerin ilk başta halkı asker uyarmış durmayın burada diye. Kaçış noktası da bulunmuyormuş. Akıncılardan uçaklar kalktığı için halk uçaklar kalkmasın diye hainlere bağırıyormuş” ifadelerinı kullandı.

Şehit Ömer’in çok cesur olduğun söyleyen Baba Takdemir, Ömer o sırada en ön safta duruyormuş. Motosikletli biri gelmiş orda bir şeyler konuşup “emir komuta bende atış serbest” demiş. O adam geldikten sonra her şey değişmiş zaten 4-5 asker diz çökmüş 4-5 tanesi de ayakta duruyormuş ve ateş etmeye başlamış. O bölgede hiç kamera bulunmuyormuş. Sadece telefon kameraları varmış onda da görüntü karanlık, ilk videolarda plastik mermi atılıyor diye bağırıyorlar sonra bunlar gerçek mermi olduğunu anlayıp yaralılar var diye bağırmaya başlamışlar” diyerek başkalarından aldıkları bilgileri paylaştı.

"Bir saat uğraşmışlar kurtaramamışlar"

Baba Takdemir, "O gece en öndelermiş yanında yakın arkadaşları vardı. Yanındaki arkadaşlarının burnu bile kanamadan kurtuldu. Ateş açıldıktan sonra yere yatmışlar kimse kalkmasın denilmiş ama Ömer kalkmış ve koşmaya başlamış. Daha sonra arkadaşı Mustafa var o yerde yatarken yanına tekrar gelmiş. Kürek kemiğinden tek kurşun yemiş. Ben vuruldum demiş ve yere yığılmış. Kaldırmaya çalışmışlar ama bir yandan da arkadan ateş atılıyormuş. Ömer’i orda bırakıp kaçmak zorunda kalmış. Ömer’e müdahale eden hemşire ile daha sonra konuştum. Bu yaranın öldürdüğünü söylesek kimse inanamazdı dedi. Kurşun içerde kalmış ya kan kaybından ya da kurşun ciğerlerini parçaladığı için hayatını kaybetti" diye konuşan şehit babasının sesi titriyordu.

O karanlık gecede saat 04.20 civarlarında aranarak oğlunun vuyrulduğu haberini alan Baba Takdemir, "Haberi alınca hastaneye koştum. Hastane izdiham alanı gibiydi koridorlara kadar yaralı doluydu aralarında Ömer’i aradım. Oğlumu bulamayınca Ankara’da ki hastanelere gittim orada da aradım. En son Kahramankazan’da olduğunu öğrendim. Kapalı bir oda vardı ağır yaralılar için oraya kimseyi almıyorlardı. Ömer ordaymış bir saat uğraşmışlar ama kurtaramamışlar. Oğlumun cebinden 6 lira parası ve telefonu çıktı. Kıyafetleri otopside kesilince onları da atmışlar" diyerek sözü anne Takdemir'e verdi.

"Terörsitlerle çatışıp şehit olacağım derdi"

Hastanenin başhekimi Ömer’i görünce hayata döndürmek için çok uğraşmışlar. Hastaneye gittiğinde nabzı çok az atıyormuş, son nefeslerini orada vermiş yavrum bunları söylerken gözyaşlarını tutamayan acılı anne, “En son oğlumu yıkanırken gördüm. Benim oğlumun elinde hiç bir şey yoktu, o kadar masum insana nasıl ateş ettiler. Onların yok mu hiç evlatları. Besliyorlar onları hapiste benim oğlum bir senedir yok. Kimin vurduğu hala belli değil. Hala otopsi raporu gelmedi. Benim oğlumu kim vurduysa Allah onun ellerini kurutsun benim oğlumun yaşadıklarını ona da yaşatsın. Bu vatanın ekmeğini nasıl yediler sen bu vatanın silahıyla benim evladımı nasıl vurabilirsin? Oğlumun ilk duruşması gerçekleşti ama biz katılmadık. 20 yaşındaydı benim oğlum şimdiye askere gidip gelmişti." dedi.

Şehit oğlundan gururla bahseden anne Takdemir, oğlunun bir hayali olmadığını söyledi ve şunları aktardı:  "Yemeği, giyinmeyi, gezmeyi çok severdi. Tatile gidecekti, babasına hep tatilden geldikten sonra asker kınamı yapalım derdi. Kız arkadaşı yoktu. Küçüklüğünde silahı maytap yakmayı çok severdi. Askerden geldikten sonra iyi bir silah bir de tüfek alalım ava gideceğim arkadaşlarımla derdi. Askere gitmek için can atardı. Kendini Hakkâri’ye komanda yazdırmış. Terörist öldürüp şehit olmak istiyorum derdi. Şehit olalı bir yıl geçti ama hala gelecek gibi hissediyorum. Her gün ağlıyorum. Ömeri’min acısı hiç dinmedi" diyerek şehit oğlunun hasretini yaşıyor.

Haber: Havva Dölen

15 Temmuz 2017 - Gündem



Yorum yazarak Tanış Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tanış Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Günün MVP'si kim olur ?

YÜKLENİYOR