ANFA REKLAM
istgate sağ
Whatsapp
0 532 710 12 91Whatsapp İhbar Hattı
  • 15-07-2017 14:01

FETÖ YARGILAMALARI NE KADAR SÜRECEK?

FETÖ YARGILAMALARI NE KADAR SÜRECEK?

FETÖ’cü hainlerin düzenlediği, 248 kişinin şehit ve binlerce kişinin gazi olduğu darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçti. Yaşanan hain saldırıların yıl dönümünde yurdun birçok anma programları düzenlendi.

11 Temmuz’da başlayan anma etkinlikleri 15 Temmuz’da son bulurken bir yıl önce hain gecede ve sonrasında neler yaşadığını Milliyetçi Hareket Partisi Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Avukat Halil Öztürk’e sorduk. Öztürk Tanış ANKARA’ya özel açıklamalarda bulundu.

Çok sayıda şehit verdiğimiz hain darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçti. O gece ve sonrasında yaşananlar hakkında neler söylemek istersiniz?

Fetullahçı Terör Örgütü’nün demokrasiye yönelik planladığı ve organize ettiği kanlı ve hain darbe girişimi halkımızın metaneti, cesur ve taviz vermeyen duruşuyla bertaraf edilmiştir. Dış güçlerin desteklediği ve maşa olarak kullandığı bu hain örgüt, kendilerine 15 Temmuz günü Pensilvanya’dan verilen talimat ile halkın iradesini ele geçirmek amacıyla harekete geçmiştir. Halkımızın sinesinden dönen bu girişim esnasında maalesef ki birçok kaybımız olmuştur. Bu haklı ve milli duruşun sembolleri olan 15 Temmuz şehit ve gazilerine minnettar olduğumuzu kendim ve partim adına belirtmeyi borç biliyorum.

15 Temmuz sonrasında milletimiz; tek devlet, tek vatan, tek bayrak ve tek millet kavramları etrafında nasıl bir bütün olunacağını göstermiştir. Ortak değerlerimizin korunması noktasında ki fikir ayrılıkları bir kenara bırakılmış, ülkenin bölünmez bütünlüğü noktasında tek yürek olunmuştur. Bu olaylar neticesinde inanıyorum ki, Türk milleti olarak içimize çöreklenmiş şer odaklarından, terör örgütlerinden kurtulup güçlü bir demokrasi ile yolumuza devam edeceğiz.

15 Temmuz gecesinde Sayın Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında durarak destek verdi. Partililere sokağa çıkma çağrısı yaptı. Bu davranışın sizce darbenin başarılı olmamasında ne derece etkisi olmuştur?

Genel Başkanımız 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yaptığı açıklamalarda demokrasiyi askıya alma ve millet iradesini yok sayma teşebbüsünün ülkemize yapılan büyük bir hata olduğunu belirtmiştir. Zaten kalkışmanın belirdiği saatlerde de Başbakanı arayıp bu mücadelede Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin yanında olduğunu söyleyerek kararlılığını ortaya koymuştur. Darbe girişimine karşı verilen mücadelede çıkartılması gereken en önemli mesaj; devletin menfaatleri ve milletin bağımsızlığı söz konusu olduğunda siyasi ve ideolojik ayrışmalar ortadan kaldırarak tek vücut olunması gerektiğidir. Sayın Bahçeli de bunun en güzel örneğini sergilemiştir.

FETÖ’den tutuklanan kişilerin hala dışarı çıkma umudu olduğu ve davalarda yakında çıkacaklarına dair sözler sarf ettikleri söyleniyor. Bu sizce mümkün mü?

FETÖ olaylarının sorumlularının tespiti ve teşhisi sonrası verilen hukuki mücadele halen devam etmektedir. Bağımsız ve tarafsız Türk mahkemeleri tarafından sorumluların yargılaması yapılacak ve hak eden hak ettiği cezayı alacaktır. Bu tip söylemlerle FETÖ elemanlarına motivasyon desteği sağlanarak örgütün ayakta olduğu mesajı verilmekte ve yine örgüt elemanlarının çözülmemesi gerektiği yönünde algı oluşturulmaya çalışmaktadırlar. Bu hukuki süreçte suçlu-suçsuz ayrımı yapılarak suçu olmayanlar, yargılamalar sonunda tespit edilecek ve tahliye edilecektir. Suçluların ceza almayacağı veya serbest bırakılacağı yönünde yaratılan düşünceler tamamen bir algı operasyonundan ibarettir.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz gecesi yaşananlar için ‘kontrollü darbe’ söylemini kullandı. Bugünlerde ise il başkanlıklarına ‘15 Temmuz’da sokakta olun’ çağrısı yaptı. Kılıçdaroğlu’nun bu davranışını nasıl yorumluyorsunuz?

‘Şehitlerimizin ruhlarını şad edebilmek, gazilerimizin hatıralarına, milletin mücadelesine layık olabilmek için ne yapmamız lazım?’ artık somut olarak bunları konuşmalıyız. Yenikapı ruhu güzeldi bu ruhun gerçek hayatta cisimleşmesi ve devam etmesi gereklidir. İlk fırsatta, bildiğimiz usullere yöneliyoruz. Büyük yürüyüşümüzde hiç önemi olmayan halleri gerekçe yaparak birbirimize vurmaya çalışıyoruz. Tüm bunlar 15 Temmuz’dan yeterince nasiplenemediğimizin, bir arada yaşamak, ülkemizi elbirliğiyle yükseltmek için neler yapmamız gerektiği üzerine pek düşünmediğimizin işaretidir. Devletimize sahip çıkmak her Türk vatandaşının asli ve vazgeçilmez görevidir. 15 Temmuz hain saldırısı herkesin gözü önünde gerçekleşti. Uçaklarla, helikopterle, tanklarla ve tüfeklerle saldırdılar; meclisimizi bombaladılar, şehitlerimiz ve gazilerimiz var bunları görmezden gelerek söylenen sözler yersiz veya maksatlıdır.

Halk FETÖ’cü sanıklar için idam istiyor. Bu süreçten sonra idam gelebilir mi?

 İdam konusunda halkımızda oluşan kanaatin talep olarak meydanlarda dile getirilerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletilmesi ve Cumhurbaşkanı’nın da çeşitli platformlarda halkın iradesinin görmezden gelinmemesi gerektiği düşüncesi ile parlamentoyu işaret etmesi ile beliren süreçte Genel Başkanımız Bahçeli’nin de “Vatan hainlerine karşı idamsa idam. MHP buradadır ve bu bahsin acilen kapanmasını beklemektedir” şeklindeki beyanatı açık ve nettir. MHP olarak kararlılığımız devam etmektedir. Şu aşamada sadece şunu söyleyebilirim; demokratik bir hukuk devletinde halkın talepleri görmezden gelinmeyerek uluslararası hukuk kuralları doğrultusunda düzenlemeler elbette yapılabilir. İdam konusu da bunlardan biridir.

İçeride bulunan ve FETÖ’den yargılanan bazı kişilerin suçsuz olduğu söyleniyor. Bu davalar kapsamında aylarca veya yıllarca içeride kalanların suçsuzluğu kanıtlandığında ne olacak?

Anayasa ve Türk Ceza Kanunu sistematiğinde bu gibi durumlarda izlenecek yollar ifade edilmiştir. Bu manada henüz yargılamalar bitmediği ve devam etmekte olan yargılamaların sıhhatini etkilememek adına hüküm ve temyiz sonrası değerlendirilme yapılması gereken hususların şu aşamada değerlendirilmesi uygun olmaz. Fakat yine de belirttiğim gibi mahkemelerin beraat kararı verdiği tutukluların izleyeceği kanuni yollar mevzuatımızda olup yeni bir hukuki düzenleme yapılana kadar da hali hazırdaki prosedürün geçerli olacağı açıktır.

Darbe girişimi davaları birbiriyle bağlantılı olduğu için uzun bir yargılama süreci olması bekleniyor. Bu süreç daha ne kadar sürecektir? Devlet ve yargı nasıl bir politika izlemeli?

FETÖ yargılamalarının sıhhatli, etkin ve hızlı bir şekilde yürütülmesi amacıyla hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında titiz bir çalışma içerisine girildi. Fiziki şartların bu yargılamalar için elverişli hale getirilmesi amacıyla ilave mahkemeler ve mahkeme salonları yapıldı. Her ne kadar Adalet Bakanlığı tarafından tedbirler alınmış ve iyileştirmeler yapılmışsa da bu davaların örgüt bağlantılı olmasının ve yargılanan sanık sayısının çok oluşu göz önüne alındığında haliyle yargılamalar bir müddet daha sürecektir. Bu süre elbette adil yargılanma hakkı kapsamında makul bir süre olacaktır. Zaten görüleceği üzere bazı mahkemelerce kararlar verilmeye başlandı.

Ayrıca yine devletin bu örgüt ile hukuki mücadeleyi güçlendirmek adına ne yapması gerekiyorsa MHP olarak destek vereceğimizin de altını çizmek gerekmektedir.

Röportaj: Gülnur Taş



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER